ÖZET: DAVA, BAĞ-KUR SİGORTALISI DAVACININ, 1997 YILINDAN BERİ EVLİ OLDUKLARI EŞİ İÇİN KISIRLIK TANISI KONULDUKTAN SONRA UYGULANAN TÜP BEBEK TEDAVİSİ İÇİN ÖZEL SAĞLIK KURUMUNA YAPILAN HARCAMALARIN TAHSİLİ İSTEMİNE DAİRDİR. MAHKEMECE YAPILACAK İŞ, NORMAL YOL VE TEDAVİ YÖNTEMLERİYLE ÇOCUK SAHİBİ OLAMAYAN BİR KADININ, TÜP BEBEK YOLUYLA ÇOCUK SAHİBİ OLABİLMESİ İÇİN UYGULANAN TEDAVİNİN, TIBBİ MANADA BİR HASTALIK SAYILIP SAYILAMAYACAĞININ, DAVACI KADINA UYGULANAN KISIRLIK TEDAVİSİNİN, SAĞLIK SİGORTASI KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞININ ADLİ TIP KURUMUNDAN SORULARAK SONUCUNA GÖRE KARAR VERİLMESİDİR.
DAVA:Davacı, 3.033.54 YTL tedavi giderinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi E… P…. A… tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, Bağ-Kur sigortalısı davacının, 09.02.2005 tarihli Bütçe Uygulama Talimatı da gözetilerek, 1997 yılından beri evli oldukları eşi için kısırlık tanısı konulduktan sonra uygulanan tüp bebek tedavisi için özel sağlık kurumuna yapılan harcamaların tahsili istemine dair olup; mahkemece, davacının eşi için IVF uygulanmasının zorunlu olmayıp, öncesinde çocuk sahibi olabilmek için uygulanması gerekli yöntemler bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir.
09/02/2005 tarihli, 25722 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 2005 yılı Bütçe Uygulama Talimatı, tüp bebek tedavisi için sevk esasları ve tüp bebek tedavisine başlama kriterleri ile tüp bebek tedavisi işlem bedeli ve ödeme esasları belirlenmiş, davalı Kurumun Yönetim Kurulunun 24/02/2005 tarih ve 2005/40 sayılı kararı ile; "Tüp bebek, intrauterin inseminasyonu (IUI) over inseminasyon (OI) tedavilerinin Bütçe Uygulama Talimatında belirtilen şartlar doğrultusunda Kurumumuzca karşılanası ve ayrıca tüp bebek tedavisinde kullanılacak ilaçların, Bütçe Uygulama Talimatı eki ilaç listelerinde yer almak kaydıyla, bu Talimatın 12.1 inci maddesinde belirtilen esaslara uygun olarak düzenlenecek resmi sağlık kurulu raporunda belirtilen dozları aşmayacak şekilde, üremeye yardımcı tedavi hekim tarafından reçete edilerek, hasta katılım payı alınmak suretiyle temin edilmesi" hususu uygun bulunmuş ve tüp bebek uygulamaları ile ilgili olarak kullanılması gerekli görülen ilaçların usulüne uygun olarak düzenlenmiş sağlık kurulu raporuna istinaden, tedavinin yapıldığı özel üremeye yardımcı tedavi merkezlerinde tedaviyi yapacak uzman hekim tarafından reçete edilmesi halinde sözleşmeli eczanelerden temin edilebileceği ve bedellerinin de Kurumca karşılanacağı kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacının anılan talimatta belirtilen sevk ve tedaviye başlama kriterlerine dair anılan düzenlemelere uymadığı anlaşılmakta ise de, davacının tedavisine dayanak sağlık kurulu raporunun 11.01.2005 tarihli olduğu, embriyo transferinin 30.01.2005 tarihinde gerçekleştirildiği, böylece davacı hakkında anılan talimat hükümlerinin uygulanamayacağı belirgindir.
Nitekim, Sağlık Bakanlığı, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 11.4.2005 gün ve 2005/64 sayılı Genelgesinde de, talimatın yayım tarihi olan 09.02.2005'den önce tüp bebek tedavisi yaptırmış veya tedaviye başlamış hastalar için geriye dönük işletilemeyeceği vurgulanmıştır.
Mahkemece yapılacak iş, normal yol ve tedavi yöntemleriyle çocuk sahibi olamayan bir kadının, tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olabilmesi için uygulanan tedavinin, başka bir anlatımla, kadının istemesine ve korunmamasına rağmen gebe kalamamasının, 1479 sayılı Yasanın Ek-13 ve 14. maddeleri kapsamında hastalık olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığının,tıbbi manada bir hastalık sayılıp sayılamayacağının, davacı kadına uygulanan kısırlık tedavisinin, sağlık sigortası kapsamında olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,18.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
0 yorum:
Yorum Gönder