12. Hukuk Dairesi 2008/16170 E.N. , 2008/16127 K.N.

İCRA HUKUKU
İLAMLARIN İCRASI
KESİNLEŞME KOŞULU
İCRA MAHKEMESİ KARARI

(İİK m. 361,; HUMK m. 443/4)

Özet
Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara ve aile ve şahsın hukukuna ait ilamlar kesinleşmedikçe infaz olunamaz. İcra Mahkemesi kararlarının infazı için kesinleşme koşulu aranmaz.



Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü;

İcra Mahkemesince 11.07.2007 tarihinde dosya üzerinde karar verilmiş olup, anılan karar borçlu vekiline 20.07.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu vekilinin ise İzmir 9.1cra Mahkemesine 25.07.2007 tarihinde temyiz dilekçesini verdiği ve anılan mahkemece aynı gün 2007/212 muhabere numarası ile muhabere defterine kaydının yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda alacaklı vekilinin 25.07.2007 tarihli temyiz istemi 10 günlük yasal sürededir. Dairemizce maddi yanılgı sonucu süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz 30,11.2007 tarih ve 2007/19570-22541 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına oybirliği ile karar verildikten sonra 11.07.2007 tarih ve 2007/101-94 sayılı mahkeme kararma yönelik temyiz incelemesine geçildi;
İİK.’in 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Somut olayda alacaklı vekili tarafından ilama dayalı olarak ilamlı icra takibi yapıldığı, borçlunun itirazı takibi durdurmadığı için adı geçenin dosya borcunu ödediği daha sonra Bergama İcra Mahkemesinin 08.03.2007 tarih ve 2006/152 esas, 2007/31 karar sayılı karan ile borçlunun şikâyetinin kabul edilerek takibin İptaline karar verildiği görülmektedir.

HUMK’un 443/4. Maddesi gereğince gayrimenkule ve buna müteallik ayni haklara ve aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümler kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Ayrıca, İİK’in 363 ve sonraki maddelerinde, İcra Mahkemesince verilecek kararlardan temyizi kabil olanlar belirlenmiş, bunların infaz edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğine dair bir hükme yer verilmemiştir. Bir başka deyişle icra mahkemesi kararlarının infazı
için kesinleşmesi zorunlu bulunmamaktadır.

Bu durumda, İİK’in 361. Maddesinde belirtilen koşullar oluşmuş ve borçlu ödenmemesi gereken parayı ödemiş olduğundan bu meblağı herhangi bir hükme hacet kalmadan alacaklıdan ve bu takip dosyasında isteyebilir. (HGK.nun 06.12.1995 tarih ve 1995/12-860E. 1995/1078K). O halde, Mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken takibin iptali kararının kesinleşmediği gerekçesi ile istemin reddi isabetsizdir.



SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’un 428. Maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 23.09.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder