7. Hukuk Dairesi 2008/4766 E.N , 2008/4212 K.N.

İlgili Kavramlar
o KÜLTÜR VE TABİAT VARLIĞI

Özet

KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULLARINCA BİRİNCİ GRUP OLARAK TESCİL VE İLAN EDİLEN KÜLTÜR VARLIKLARININ BULUNMAMASI KOŞULUYLA, DOĞAL SİT ALANLARI İLE 3. DERECE ARKEOLOJİK SİT ALANLARINDA BULUNAN TAŞINMAZLARIN DİĞER KOŞULLAR DA OLUŞTUĞU TAKDİRDE ZİLYETLİKLE KAZANILMALARI MÜMKÜNDÜR.


İçtihat Metni

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.
Gereği görüşüldü:

23.07.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrası 'Taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının malikleri, bu varlıkların bakım ve onarımlarını Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu kanun uyarınca bakım ve onarım hususunda vereceği emir ve talimata uygun olarak yerine getirdikleri sürece, bu kanunun, bu konuda maliklere tanıdığı hak ve muafiyetlerden yararlanırlar. Ancak, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanları zilyetlik yoluyla iktisap edilemez." hükmünü içermektedir. Açıklanan bu hüküm nedeniyle, 2863 sayılı Kanun'un değişiklikten önceki ilk haline göre korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.

Daha sonra 14.07.2004 tarihli 5226 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi değiştirilmiş, maddeye koruma alanlarından sonra gelmek üzere sit alanları sözcüğü ilave edilmiştir. Böylelikle sit alanlarının da olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlikle kazanılması yasaklanmıştır.

Ne var ki, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5663 sayılı Kanun'la 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi değiştirilmiş "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca Birinci Grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez" hükmüne yer verilmiş, zilyetlikle kazanma bakımından hüküm değiştirilerek zilyetler lehine yeni bir düzenleme getirilmiştir.

Bu yeni düzenlemeye göre, üzerinde Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca Birinci Grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunmaması koşuluyla, doğal sit alanları ile 3. derece arkeolojik sit alanlarında bulunan taşınmazların diğer koşullar da oluştuğu takdirde zilyetlikle kazanılmaları mümkün hale gelmiştir.

Öte yandan, 5663 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile 2863 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddeye göre de, bu değişikliğin devam eden davalarda da uygulanacağı açıklanmış olmakla, halen görülmekte olan davalarda da uyuşmazlığın değişik bu hüküm çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince; iddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 304 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, üzerinde birinci grup kültür varlığı bulunmadığı, davacı taraf yaranna 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği belirlenmiştir.

Bu nedenler ve hükümde gösterilen gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün (ONANMASINA), Hazine'den ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 16.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder